2 ARALIK’TA TBMM ÖNÜNDE ALEVİLERDEN ÇAĞRI: “Alevi Katliamına ve Suriye’deki Soykırıma Dur De!”
Arap Alevi kurumları ile Alevi örgütleri TBMM önünde buluşuyor: “Humus’ta yaşanan soykırımı görün, durdurun!”
Adana, Mersin ve Hatay’dan Arap Alevi kurumları, Adana Alevi Platformu ve ABF bileşenleri; Suriye’de Alevilere ve bölgenin kadim halklarına yönelik katliamları gündeme taşımak için 2 Aralık 2025 Salı günü saat 10.00’da TBMM Çankaya Kapısı önünde ortak basın açıklaması yapacak. habereguven.com'dan Güven Boğa'nın haberine göre; CHP ve DEM Partili milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilecek açıklamanın ardından her iki partinin Grup toplantılarına gidilerek konu Meclis gündemine taşınacak.
“Suriye’de Alevilere yönelik sistematik bir soykırım sürüyor”
Alevi kurumlarının açıklamasında şu temel vurgular öne çıkıyor: Suriye’de yıllardır süren savaşın en ağır yükünü kadınlar, çocuklar ve dezavantajlı kesimler taşıyor. Aleviler başta olmak üzere Kürtler, Süryaniler, Ezidiler, Ermeniler, Hristiyanlar, Dürziler, Araplar ve Türkmenler sistematik saldırılara maruz kalıyor.
Özellikle HTŞ’nin (Heyet Tahrir el Şam) kontrolündeki bölgelerde, lideri “Katil Colani” Ahmet Şara’nın yönetiminde Alevilere yönelik bir soykırım politikası uygulanıyor:
Ev baskınları, zorla kaybetmeler, işkence, tecavüz, mallara el koyma ve infazlar sistematik biçimde sürüyor. Dürziler, Hristiyanlar ve diğer topluluklar da hedef alınıyor.
Açıklamada dünya kamuoyunun bu saldırıları görmezden geldiği vurgulanarak, HTŞ ve Colani’nin uluslararası arenada meşru bir aktör haline getirilmeye çalışıldığına dikkat çekiliyor.
Humus’ta vahşet: “Bu bir saldırı değil, toplu yok etme girişimi”
Son günlerde özellikle Humus’un el-Muhacirin Mahallesi ve çevresinde Alevi nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde HTŞ ve ona bağlı radikal gruplar insanlık dışı saldırılar gerçekleştiriyor:
-
Katliamlar
-
İşkence
-
Diri diri yakma
-
Yağmalama
-
Zorla yerinden etme
Bu uygulamalar “insanlığa karşı suç” niteliğini çoktan aşmış durumda. Bölgeden gelen bilgiler, yaşananların açık bir soykırım teşebbüsü olduğunu gösteriyor.
Açıklamada şu sözlere yer verildi:
“Bugün Suriye’de Alevilere yeni bir Kerbela yaşatılıyor. Yezid zulmünü sürdürüyor; Hüseyinler ise direnmeye devam ediyor. Zalime boyun eğmeyeceğiz.”
Uluslararası topluma acil çağrı
Alevi kurumları, hükümetlere, uluslararası kuruluşlara ve insan hakları örgütlerine şu çağrıları yaptı:
-
Saldırıların derhal durdurulması
-
Siviller için güvenli insani koridorların açılması
-
Bağımsız gözlemci heyetlerin bölgeye gönderilmesi
-
Saldırıların sorumlularına uluslararası yaptırımlar uygulanması
Türkiye hükümetine çağrı: “Sessiz kalmayın, diplomatik kanalları devreye sokun”
AKP iktidarına yapılan çağrıda, Türkiye’nin Suriye’deki El Şara hükümetiyle yürüttüğü diplomatik kanalları kullanarak saldırıların durdurulması için devreye girmesi istendi.
Türkiye’nin, Alevi sivillerin korunması ve insani yardımın ulaştırılması için aktif rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
Alevi kurumları ve kamuoyuna çağrı
Türkiye’deki Alevi kurumlarına, demokratik kitle örgütlerine ve vicdan sahibi yurttaşlara seslenildi:
-
Sessiz kalmayın
-
Gerçekleri duyurun
-
Dayanışma ve protesto eylemlerini örgütleyin
Basına çağrı: “Gerçekleri karartmayın”
Medya kuruluşlarının yaşananları görünür kılması gerektiği belirtilerek uyarı yapıldı:
“Bugün susanlar, yarın yaşanacakların ortağı olacaktır.”




