Okul önünde yaşanan olay, kamuoyunda “cinayete teşebbüs” olarak değerlendirilirken, öğretmenlerin can güvenliği bir kez daha tartışma konusu oldu.
“Bu Olay Münferit Değil”
Eğitim Gücü Sendikası Adana Şubesi, yaşanan saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak olayı en güçlü şekilde kınadı. Açıklamada, öğretmene yönelik şiddetin yıllardır görmezden gelindiği vurgulanarak, bu tür olayların “münferit” olarak değerlendirilmesinin sorunun çözümünü geciktirdiği ifade edildi. Sendika, gelinen noktada öğretmenlerin görev yaptıkları okulların kapısında dahi can güvenliğinden yoksun bırakıldığını belirtti.
“Güvenlik ve Denetimde Ciddi Zaaf Var”
Açıklamada, bir hafta önce cezaevinden tahliye edilen bir kişinin herhangi bir denetime tabi tutulmadan okul önüne gelerek öğretmenin hayatına kast edebilmesinin, güvenlik ve kamu sorumluluğu açısından ciddi bir zafiyet olduğuna dikkat çekildi. Okulların korumasız bırakılmasının ve öğretmenlerin kaderine terk edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Yetkililere Açık Çağrı
Eğitim Gücü Sen Adana Şubesi, yetkililere şu çağrılarda bulundu:
-
Okulların derhal güvenli alanlar hâline getirilmesi,
-
Öğretmene yönelik şiddet suçlarında tutuksuz yargılama uygulamasına son verilmesi,
-
Eğitim emekçilerine saldıranlar için en ağır ve caydırıcı cezaların uygulanması,
-
Sadece faillerin değil, gerekli önlemleri almayan idari ve siyasi sorumluların da hesap vermesi.
“Öğretmen Yalnız Değildir”
Sendika, saldırıya uğrayan öğretmenin yanında olduklarını ve süreci hem hukuki hem de sendikal boyutuyla yakından takip edeceklerini kamuoyuna duyurdu. Açıklamada, “Bir öğretmenin daha canı yanmadan, bir okul daha şiddetle anılmadan bu karanlık tablo değişmelidir. Öğretmen yalnız değildir. Şiddete teslim olmayacağız, susmayacağız” ifadelerine yer verildi.
Açıklama, Eğitim Gücü Sendikası Adana Şube Başkanı Fırat Aksu ile Seyhan İlçe Başkan Yardımcısı Yusuf Koçak imzasıyla kamuoyuna saygıyla duyuruldu.



