Yazıma "yemin" ile başlayayım..
-Vallahi de, billahi de, tallahi de emekliyi hiç bu kadar "öfkeli" görmedim. Sorsanız ağlayacak, dokunsanız yıkılacak haldeler.
Çünkü yetişemiyorlar. Çünkü yettiremiyorlar.
Yaşamak, soluk almak, ailelerine "üç kuruş" katkı sağlamak için "ek iş" yapmak istiyorlar, -Olmuyor!
Neden olmuyor?
-Hüküm koyucular; "Senden buraya kadar" diyor da onun için.
Kaçak olarak çalışmayı göze alıyorlar.
-O da olmuyor!
Neden olmuyor?
-En BABA cezayı yiyorlar da onun için!
**
Sakın ola kimse kimseyi kandırmasın.. Herkes yutar, Yaradan yutmaz, cezayı da keser!
Kıvırtmadan belirteyim;
-Elleri öpülesi emekli maalesef seçimden seçime hatırlanıyor, "Ne haldesiniz?" kelamını da o süreçte duyuyor.. Diğer süreçlerde ise "muhatap" bulamıyor!
Allah aşkına söyleyin;
-Bu ucube, bu koftirik ve bu zottirik yaklaşımı hangi emekli kabul eder, saygı duyar, baş eğer?
**
Doğru her daim TEK'tir.
O doğru doğrultusunda hatırlatayım;
-Bu haksız, hukuksuz, adaletsiz, insafsız, izansız, mizansız davranışı kabul eden, baş eğen kişiye;
-Emekli de denmez, adam da denmez, insan da denmez arkadaş!
-Bunu diyen babam dahi olsa ona "baba" demem, diyemem arkadaş!
-Mit elf kere veladdallin amin arkadaş!